Şafak sökerken, seni bambaşka bir dünya karşılayacak. İlk durağımız, bir masal kitabının sayfalarından fırlamış gibi duran Odunpazarı Evleri olacak. O rengarenk cumbalı evlerin arasında, taş sokaklarda gezerken, zamanın nasıl yavaşladığını hissedeceksin. Sonra, şirin bir kahvaltı evinde, mis gibi kokan taze ekmekler, organik peynirler ve sana özel demlenmiş bir çayla güne harika bir başlangıç yapacaksın.
Kahvaltıdan sonraki ilk sihir, Cam Sanatları Müzesi'nde seni bekliyor. Işığın camın içinde nasıl dans ettiğine, rengarenk heykelciklerin hikayelerine hayran kalacaksın. Hemen yanı başında, Balmumu Müzesi'nde ise tarih ve pop kültürün en ikonik isimleriyle buluşma fırsatın olacak. Kimlerle mi? O an sürpriz olsun!
Ardından, şehrin kalbinin attığı yere, Ulu Cami'ye gideceğiz. O heybetli ve huzur dolu atmosferde, belki bir dua edip, belki de sadece sessizce bu tarihi yapıyı izleyeceksin. Ve caminin hemen yanı başındaki Porsuk Çayı... Ah, o çay! Üzerinde yapacağımız kısa bir tekne gezintisiyle (ya da çevresindeki sevimli köprülerde yapacağımız yürüyüşle) kendini Venedik'te hissedeceksin.
Öğle vaktine doğru, modern sanatın nefes kesici buluşma noktası OMM'a (Odunpazarı Modern Müze) gireceğiz. Burası, mimarisi ve eserleriyle seni şaşırtacak. Belki burada hafif bir öğle atıştırmalığı molası vereceğiz.
Ve işte, günün en renkli, en çocuksu heyecanını yaşayacağın an: Sazova Parkı'na gideceğiz! Burada bir masal diyarında gezineceksin. İlk olarak, Masal Şatosu'nun büyüsüne kapılacak, onun renkli kulelerinin önünde fotoğrafını çektireceksin. Hemen ileride, Korsan Gemisi seni maceraya çağıracak. Ardından, Hayvanat Bahçesi'nin sevimli sakinleriyle selamlaşıp, Akvaryum'un derin maviliklerinde, rengarenk balıkların büyülü dünyasında kaybolacaksın. Bu parkta zaman su gibi akıp gidecek, emin ol!
Günün yorgunluğunu ve mutluluğunu, Eskişehir denilince akla gelen en lezzetli şeyle taçlandıracağız: Balaban Kebabı ile! O efsane lezzeti, akşam yemeğimizde tadacağız. Etin o mükemmel dokusu ve baharatların uyumu, damağında unutulmaz bir anı bırakacak.
Ve sonra... Güneş ufka yaklaşırken, hafiften bir hüzün ama dopdolu bir gezi çantasıyla, seni tekrar yola uğurlayacağız. Saat 18:00'de, anılarla ve belki de bir dahaki geliş planlarıyla, Nevşehir'e doğru yola çıkacaksın.
Sen sadece hayal et ve bize katıl. Biz, o hayali gerçek bir Eskişehir macerasına dönüştürmek için buradayız. Yolculuğa hazır mısın?